19 Ağustos Operasyonu ve Sonrası: Furkan Hareketi’ne Yönelik Susturma Operasyonu Sürecindeki Hukuksuzluklar

19 Ağustos 2026 tarihinde Alparslan Kuytul Hoca ve Furkan Hareketi mensuplarına yönelik başlatılan geniş çaplı operasyon ve sonrasında yaşanan gelişmeler, adli süreçlerin yürütülüş biçimine dair ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Gözaltı kararı dahi olmadan yapılan şafak baskınlarından avukatsız sorgulara, "trol listeleriyle" yürütülen mahkemelerden binlerce kilometrelik gizli cezaevi sürgünlerine uzanan bu süreç; hukukun üstünlüğü ilkesinin rafa kaldırıldığını gözler önüne serdi.

Eklenme Tarihi: 16 Eyl 2026
4 dk okuma süresi
Güncelleme Tarihi: 16 Eyl 2026
19 Ağustos Operasyonu ve Sonrası: Furkan Hareketi’ne Yönelik Susturma Operasyonu Sürecindeki Hukuksuzluklar

Şafak Baskınları ve Gözaltı Usulsüzlükleri

19 Ağustos sabahı erken saatlerde, bugüne dek emniyet veya savcılık makamlarınca çağrıldığında ifade vermekten imtina etmeyen, adresleri ve kimlikleri belli olan Furkan Hareketi mensuplarının evlerine eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aynı saatlerde Furkan Nesli Dergisi Genel Merkez binasına da çok sayıda polis ekibi ve zırhlı araçla abluka altına alındı.

Operasyonun ilk aşamasında dikkat çeken en önemli detay, Alparslan Kuytul Hoca’nın evinde yaşananlar oldu. Emniyet mensupları tarafından kendisine evrak imzalatılmak istenen Alparslan Hoca, gelen ekiplerin elinde resmi bir gözaltı kararı bulunmadığını tespit etti. Ortada somut bir mahkeme kararı olmamasına, hiçbir fiili direnç gösterilmemesine ve en ufak bir asayiş tehlikesi bulunmamasına rağmen Alparslan Hoca’ya kelepçe takılarak gözaltı işlemi uygulanması, operasyonun hukuki dayanaktan yoksunluğunu ilk dakikalarda tescilledi.

Gözaltı Süreci, Avukat Engeli ve Kayyum Kararları

Gözaltı işlemlerinin ardından emniyet safhasında mevzuata aykırı bir dizi uygulama yaşandı. Gözaltına alınan şahısların yasal hakkı olan avukatlarıyla görüşmeleri engellendi. Gözaltı sürecinin 4. gününde Alparslan Kuytul Hoca, yanında avukatı bulunmaksızın ifade vermek zorunda bırakıldı.

Nezarethanede tutulan kişilere Adana’nın sıcak hava koşullarına rağmen sabun, elbise gibi temel malzemelerinin verilmediği, kronik rahatsızlığı bulunan bazı kişilere ise reçeteli ilaçlarının dahi teslim edilmediği bildirildi.

Öte yandan, operasyonla eş zamanlı olarak Furkan Hareketi ile herhangi bir mali veya organik bağı bulunmayan 5 ayrı özel şirkete de kayyum atandı.

Dergi Binasında İkinci Arama ve Erişim Engelleri

Emniyetteki işlemler sürerken, Furkan Nesli Dergisi Genel Merkez binasıyla ilgili yeni bir adım atıldı. Daha önce arama yapılan ve suça konu bir unsur tespit edilmeyen dergi binasına, KOM ve Narkotik ekipleri tarafından tekrar arama yapıldı. Bu ikinci arama esnasında Furkan Hareketi mensuplarının "hâzirûn" sıfatıyla dahi binaya girmelerine izin verilmedi.

Operasyonla eş zamanlı olarak kamuoyunu bilgilendirme kanallarını kısıtlayan adımlar atıldı. Furkan Hareketi’nin resmi internet siteleri ile çok sayıda Furkan Hareketi Mensubunun sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Söz konusu erişim engelleri ile birlikte halkın haber alma özgürlüğüne ağır bir darbe vuruldu.

Adliye Koridorlarında "Trol Listesi" Skandalı ve Mesnetsiz Tutuklamalar

Emniyet ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen Furkan hareketi Mensuplarının mahkeme salonuna alınış sırası tartışmalara yol açtı. Mahkeme sürecinde Furkan hareketi Mensuplarının alfabetik sıraya göre değil, mahkemeden hemen önce sosyal medyada kimliği belirsiz hesaplar troller tarafından paylaşılan listelere göre içeri çağrıldığı belirtildi.

Soruşturma dosyasında somut delillerin bulunmamasına rağmen Alparslan Kuytul Hoca, Semra Kuytul Hocahanım ve 34 Furkan Hareketi mensubu hakkında tutuklama kararı verildi.

Ailelerden Habersiz Cezaevi Nakilleri

Tutuklanarak Adana Kürkçüler Cezaevi’ne gönderilen Alparslan Kuytul Hoca ve Semra Kuytul Hocahanım, kısa süre sonra ailelerine ve avukatlarına bilgi verilmeksizin bu cezaevinden çıkarıldı. Ailelerin Türkiye genelindeki cezaevlerini tek tek araması sonucunda Alparslan Hoca’nın ikametinden yaklaşık 1000 kilometre uzaklıktaki Erzurum’a, Semra Hocahanım’ın ise Diyarbakır’a sevk edildiği anlaşıldı.

Diyarbakır’a götürülen Semra Hocahanım, kısa bir süre sonra yine ailesine haber verilmeksizin Samsun Çarşamba

Cezaevi’ne nakledildi. Erzurum Cezaevi’nde bulunan Alparslan Kuytul Hoca’nın kişisel bakım talebi ise cezaevinde berber bulunmadığı gerekçesiyle karşılanmadı.

Erzurum’a sevk edilen Alparslan Kuytul Hoca’nın, havalandırma ve mimari yapısı nedeniyle kamuoyunda "kuyu tipi" olarak bilinen yüksek güvenlikli cezaevinde tutulduğu öğrenildi. Ayrıca dosya kapsamında tutuklu bulunan 10 Furkan Hareketi mensubunun da tecritte tutulduğu bildirildi. Aileleri, Adana ve çevresinde ikamet eden 10 Furkan Hareketi mensubunun ailelerine ve avukatlarına haber verilmeden Erzurum'a sevk edildiği öğrenildi.

Finansal Kısıtlamalar ve Protestolara Polis Müdahalesi

Gelinen noktada, tutuklu ve ev hapsinde bulunan Furkan Hareketi Mensuplarının banka hesaplarına konulan blokeler devam ediyor. Alparslan Kuytul Hoca’nın emekli maaşına konulan bloke nedeniyle 5 çocuklu ailenin temel geçim imkânları kısıtlanmış durumda.

Yaşanan usulsüzlükleri ve mağduriyetleri dile getirmek amacıyla barışçıl gösteri hakkını kullanmak isteyen vatandaşlar ise polis müdahalesiyle karşılaşıyor:

İstanbul’da Toplu Gözaltı: İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde düzenlenen basın açıklamalarına polisin müdahalesi sonucu 46 kişi gözaltına alındı, çıkarıldıkları mahkemece 9 kişi tutuklandı.

Muş’ta Ev Hapsi Kararı: Muş’ta adalet talebiyle sessiz bir bekleyiş gerçekleştiren 3 Furkan Hareketi mensubuna çıkarıldıkları mahkemece ev hapsi verildi.

Sosyal Medya İfadeleri: Sosyal mecrada atılan iftiralara yanıt veren veya açıklamalara yanıt veren vatandaşlar emniyet ve savcılık kararlarıyla ifadeye çağrılarak haklarında adli kontrol tedbirleri uygulanmaya devam ediyor.

19 Ağustos tarihinde başlayan Furkan Hareketi’ne yönelik operasyon ve halen devam eden uygulamalar, adalet ilkelerinin ve hukuki güvencelerin göz ardı edildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.