İzmir’de Basın Toplantısı Yapan Perinçek Cemaatleri Hedef Almaya Devam Etti!
İzmir’de kameraların karşısına geçerek hezeyan dolu açıklamalarına bir yenisini ekleyen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, dini yapılara yönelik tasfiye çağrılarını sürdürdü. Yıllardır sürdürdüğü İslam ve cemaat düşmanlığıyla tanınan Perinçek, hukuk tanımayan vesayetçi üslubuyla yargıyı ve devlet mekanizmasını kendi marjinal zihniyeti doğrultusunda yönlendirmeye kalkıştı.
Onlarca Beraat Kararına Rağmen Alparslan Hoca Hakkında Pervasızca "Suç Örgütü" İfadelerini Kullandı!
Cemaat düşmanlığı nedeniyle mahkeme kararlarını ve hukukun en temel ilkesi olan masumiyet karinesini yok sayan Perinçek, hakkında çok sayıda beraat ve takipsizlik kararı bulunan Alparslan Kuytul Hoca’yı hedef aldı. Alparslan Hoca ve sevenleri hakkında hiçbir kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmamasına ve yargı süreçlerinde aklanmış olmalarına rağmen pervasızca "Kuytul suç örgütü" ifadelerini kullanan Perinçek, kamuoyunu ve yargı makamlarını baskı altına almaya çalıştı.
İtiraf Gibi Açıklama: "İktidar Tabanı Korkutmamak İçin 'Mali Suç' Diyor"
Hükümet yetkililerinin cemaatlere karşı yapılan operasyonlar hakkında "Operasyonlar dini gruplara değil, mali ve şahsi suçlara yöneliktir" şeklindeki savunmalarını alenen boşa çıkaran Perinçek, sürecin arkasındaki asıl niyeti ifşa etti. Hükümetin kendi muhafazakar tabanını ve vatandaşı ürkütmemek adına "Alihan Kuriş suç örgütü" veya "mali suçlar" gibi adlandırmalara sığındığını açığa çıkaran Perinçek, "Cemaatin tamamını, vatandaşların tamamını mümkün olduğu kadar ürkütmeyen ve karşısına almayan, hedefi daraltan başlıklar üretiyorlar. Biz o başlıkları da yargı başlıkları olduğu için anlayışla karşılıyoruz. Biz siyasi partiyiz, stratejik bakıyoruz. Sonuç itibarıyla bizim programımız ne? Türkiye şeyhler, dervişler, müritler, cemaat mensupları ülkesi olamaz. " diyerek muhafazakar kitlelere kurulan algı tuzaklarını gözler önüne serdi.
Suçlu-Haklı Ayrımı Yapmaksızın Dini Yapılara Savaş Açtı!
Basın toplantısında kişilerin suç işleyip işlemediğine, mahkemelerde aklanıp aklanmadığına bakılmaksızın cemaat mensubu olunmasına karşı çıkan Perinçek, bir kişinin sırf cemaat mensubu olmasını dahi tek başına suç sayan otoriter zihniyetini sergiledi.
%0,28'lik Oyla Gelinen Cüret: Muhafazakar İktidar Bu Söylemlere Neden Sessiz?
Son genel seçimlerde sandıktan yalnızca %0,28 oy alabilen, halkta hiçbir karşılığı ve meşruiyeti bulunmayan Perinçek'in, "Vatan Partisi önümüzdeki hükümetlerde sorumluluk alacak" diyerek kendisini devlet yönetimine tayin etmesi kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Yıllardır muhafazakar insanların ve dini özgürlüklerin koruyucusu olduğunu iddia eden AK Parti iktidarının, marjinal bir siyasetçinin dini gruplara ve Müslüman kitlelere yönelik bu fütursuz saldırılarına, iftiralarına ve tehditlerine karşı tek bir kelime dahi etmeyip derin bir sessizliğe bürünmesi ise kamuoyunda çok şiddetli tepkilere yol açtı!